Tekvîr Suresi
سُورَةُ التَّكۡوِيرِ
The Overthrowing •
Mekke İnişli
Sesli Dinle (Mishary Rashid Al-Afasy)
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
1
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِذَا ٱلشَّمْسُ كُوِّرَتْ
Meali: Güneş dürülüp ışığı kalmadığı zaman;
2
وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتْ
Meali: Yıldızlar düşüp, söndüğü zaman;
3
وَإِذَا ٱلْجِبَالُ سُيِّرَتْ
Meali: Doğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman;
4
وَإِذَا ٱلْعِشَارُ عُطِّلَتْ
Meali: Doğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman;
5
وَإِذَا ٱلْوُحُوشُ حُشِرَتْ
Meali: Yabani hayvanlar bir araya toplatıldığı zaman;
6
وَإِذَا ٱلْبِحَارُ سُجِّرَتْ
Meali: Denizler kaynaştırıldığı zaman;
7
وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتْ
Meali: Canlar bedenlerle birleştirildiği zaman;
8
وَإِذَا ٱلْمَوْءُۥدَةُ سُئِلَتْ
Meali: Kız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman;
9
بِأَىِّ ذَنۢبٍۢ قُتِلَتْ
Meali: Kız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman;
10
وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتْ
Meali: Amel defterleri açıldığı zaman;
11
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتْ
Meali: Gök yerinden oynatıldığı zaman;
12
وَإِذَا ٱلْجَحِيمُ سُعِّرَتْ
Meali: Cehennem alevlendirildiği zaman;
13
وَإِذَا ٱلْجَنَّةُ أُزْلِفَتْ
Meali: Cennet yaklaştırıldığı zaman;
14
عَلِمَتْ نَفْسٌۭ مَّآ أَحْضَرَتْ
Meali: İnsanoğlu önceden ne hazırladığını görecektir.
15
فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلْخُنَّسِ
Meali: Gündüz sinip geceleri gözüken gezegenlere and olsun;
16
ٱلْجَوَارِ ٱلْكُنَّسِ
Meali: Gündüz sinip geceleri gözüken gezegenlere and olsun;
17
وَٱلَّيْلِ إِذَا عَسْعَسَ
Meali: Kararmaya başlayan geceye and olsun;
18
وَٱلصُّبْحِ إِذَا تَنَفَّسَ
Meali: Ağarmaya başlayan sabaha and olsun ki,
19
إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍۢ كَرِيمٍۢ
Meali: Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.
20
ذِى قُوَّةٍ عِندَ ذِى ٱلْعَرْشِ مَكِينٍۢ
Meali: Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.
21
مُّطَاعٍۢ ثَمَّ أَمِينٍۢ
Meali: Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür.
22
وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجْنُونٍۢ
Meali: Arkadaşınız (Muhammed) asla deli değildir.
23
وَلَقَدْ رَءَاهُ بِٱلْأُفُقِ ٱلْمُبِينِ
Meali: And olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür.
24
وَمَا هُوَ عَلَى ٱلْغَيْبِ بِضَنِينٍۢ
Meali: Peygamber, görülmeyenler hakkında söylediklerinden ötürü töhmet altında tutulamaz.
25
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَٰنٍۢ رَّجِيمٍۢ
Meali: Bu Kuran, kovulmuş şeytanın sözü olamaz.
26
فَأَيْنَ تَذْهَبُونَ
Meali: Nereye gidiyorsunuz?
27
إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌۭ لِّلْعَٰلَمِينَ
Meali: Kuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür.
28
لِمَن شَآءَ مِنكُمْ أَن يَسْتَقِيمَ
Meali: Kuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür.
29
وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ
Meali: Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe sizler bir şey dileyemezsiniz.