Nebe Suresi

سُورَةُ النَّبَإِ
The Announcement • Mekke İnişli
Sesli Dinle (Mishary Rashid Al-Afasy)
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
1
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ
Meali: Neyi soruşturuyorlar?
2
عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ
Meali: Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?
3
ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ
Meali: Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?
4
كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Meali: Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir.
5
ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Meali: Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir.
6
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَٰدًۭا
Meali: Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?
7
وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًۭا
Meali: Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?
8
وَخَلَقْنَٰكُمْ أَزْوَٰجًۭا
Meali: Sizi çift çift yarattık;
9
وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًۭا
Meali: Uykunuzu dinlenme vakti kıldık;
10
وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًۭا
Meali: Geceyi bir örtü yaptık;
11
وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًۭا
Meali: Gündüzü geçimi sağlama vakti kıldık;
12
وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًۭا شِدَادًۭا
Meali: Üstünüze yedi kat sağlam gök bina ettik;
13
وَجَعَلْنَا سِرَاجًۭا وَهَّاجًۭا
Meali: Parlak ışık veren güneşi varettik;
14
وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءًۭ ثَجَّاجًۭا
Meali: Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.
15
لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّۭا وَنَبَاتًۭا
Meali: Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.
16
وَجَنَّٰتٍ أَلْفَافًا
Meali: Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.
17
إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَٰتًۭا
Meali: Doğrusu, hüküm gününün vakti elbette tesbit edilmiştir.
18
يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًۭا
Meali: Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz.
19
وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًۭا
Meali: Gökler kapı kapı açılacaktır.
20
وَسُيِّرَتِ ٱلْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا
Meali: Dağlar yürütülüp serap olacaktır.
21
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًۭا
Meali: Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.
22
لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابًۭا
Meali: Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.
23
لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًۭا
Meali: Orada çağlar boyunca (nice devirler) kalacaklardır.
24
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًۭا وَلَا شَرَابًا
Meali: Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....
25
إِلَّا حَمِيمًۭا وَغَسَّاقًۭا
Meali: Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....
26
جَزَآءًۭ وِفَاقًا
Meali: Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....
27
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًۭا
Meali: Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı.
28
وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابًۭا
Meali: Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı.
29
وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَٰهُ كِتَٰبًۭا
Meali: Biz de herşeyi yazıp saymışızdır.
30
فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا
Meali: Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız."
31
إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا
Meali: Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.
32
حَدَآئِقَ وَأَعْنَٰبًۭا
Meali: Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.
33
وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًۭا
Meali: Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.
34
وَكَأْسًۭا دِهَاقًۭا
Meali: Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.
35
لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا كِذَّٰبًۭا
Meali: Orada boş ve yalan söz işitmezler.
36
جَزَآءًۭ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًۭا
Meali: Bunlar Rabbinin katından, hesabları karşılığı verilenlerdir.
37
رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًۭا
Meali: O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah'tır.
38
يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ صَفًّۭا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَقَالَ صَوَابًۭا
Meali: Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.
39
ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا
Meali: İşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser.
40
إِنَّآ أَنذَرْنَٰكُمْ عَذَابًۭا قَرِيبًۭا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا
Meali: Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der.