Gâşiye Suresi
سُورَةُ الغَاشِيَةِ
The Overwhelming •
Mekke İnişli
Sesli Dinle (Mishary Rashid Al-Afasy)
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
1
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْغَٰشِيَةِ
Meali: Her şeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi?
2
وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍ خَٰشِعَةٌ
Meali: O gün bir takım yüzler zillete bürünmüştür.
3
عَامِلَةٌۭ نَّاصِبَةٌۭ
Meali: Zor işler altında bitkin düşmüştür.
4
تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةًۭ
Meali: Yakıcı ateşe yaslanırlar.
5
تُسْقَىٰ مِنْ عَيْنٍ ءَانِيَةٍۢ
Meali: Kızgın bir kaynaktan içirilirler.
6
لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍۢ
Meali: Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.
7
لَّا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِى مِن جُوعٍۢ
Meali: Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.
8
وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ نَّاعِمَةٌۭ
Meali: İnanmış olanların yüzleri, o gün, pırıl pırıldır.
9
لِّسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۭ
Meali: Yaptıklarından hoşnuddurlar.
10
فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍۢ
Meali: Yüksek bir cennettedirler.
11
لَّا تَسْمَعُ فِيهَا لَٰغِيَةًۭ
Meali: Orada boş söz işitmezler.
12
فِيهَا عَيْنٌۭ جَارِيَةٌۭ
Meali: Orada akan kaynak vardır.
13
فِيهَا سُرُرٌۭ مَّرْفُوعَةٌۭ
Meali: Orada, yükseltilmiş tahtlar vardır.
14
وَأَكْوَابٌۭ مَّوْضُوعَةٌۭ
Meali: Yerleştirilmiş kaseler,
15
وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌۭ
Meali: Sıra sıra yastıklar,
16
وَزَرَابِىُّ مَبْثُوثَةٌ
Meali: Serilmiş, yumuşak tüylü halılar vardır.
17
أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ
Meali: Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
18
وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ رُفِعَتْ
Meali: Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
19
وَإِلَى ٱلْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ
Meali: Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
20
وَإِلَى ٱلْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ
Meali: Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
21
فَذَكِّرْ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرٌۭ
Meali: Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün.
22
لَّسْتَ عَلَيْهِم بِمُصَيْطِرٍ
Meali: Sen, onlara zor kullanacak değilsin.
23
إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ
Meali: Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.
24
فَيُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَكْبَرَ
Meali: Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.
25
إِنَّ إِلَيْنَآ إِيَابَهُمْ
Meali: Doğrusu onların dönüşü Bize'dir.
26
ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُم
Meali: Şüphesiz sonra hesaplarını görmek de Bize düşmektedir.