Nâziât Suresi

سُورَةُ النَّازِعَاتِ
Those who drag forth • Mekke İnişli
Sesli Dinle (Mishary Rashid Al-Afasy)
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
1
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرْقًۭا
Meali: Canları boğarcasına şiddetle çekip alanlara and olsun,
2
وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشْطًۭا
Meali: Canları kolaylıkla alanlara and olsun,
3
وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبْحًۭا
Meali: Yüzüp yüzüp gidenlere and olsun,
4
فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبْقًۭا
Meali: Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun
5
فَٱلْمُدَبِّرَٰتِ أَمْرًۭا
Meali: Yarıştıkça yarışan ve işleri yöneten meleklere and olsun
6
يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ
Meali: O gün bir sarsıntı sarsar.
7
تَتْبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ
Meali: Peşinden bir diğeri gelir.
8
قُلُوبٌۭ يَوْمَئِذٍۢ وَاجِفَةٌ
Meali: O gün kalbler titrer.
9
أَبْصَٰرُهَا خَٰشِعَةٌۭ
Meali: İnsanların gözleri yere döner.
10
يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ
Meali: Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?"
11
أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًۭا نَّخِرَةًۭ
Meali: "Ufalanmış kemik olduğumuz zaman mı?"
12
قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًۭا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌۭ
Meali: Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür."
13
فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌۭ وَٰحِدَةٌۭ
Meali: Doğrusu bir tek çığlık yetecektir.
14
فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ
Meali: Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.
15
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ
Meali: Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi?
16
إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى
Meali: Tuva'da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitap etmişti:
17
ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ
Meali: "Firavun'a git; doğrusu o azmıştır."
18
فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ
Meali: "Ona de ki: Arınmağa niyetin var mı?"
19
وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ
Meali: "Rabbine giden yolu göstereyim ki O'na saygı duyup korkasın."
20
فَأَرَىٰهُ ٱلْءَايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ
Meali: Bunun üzerine ona en büyük mucizeyi gösterdi.
21
فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ
Meali: Ama Firavun yalanladı ve baş kaldırdı.
22
ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ
Meali: Geri dönüp yürüdü.
23
فَحَشَرَ فَنَادَىٰ
Meali: Adamlarını toplayıp seslendi:
24
فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ
Meali: "Sizin en yüce rabbiniz benim" dedi.
25
فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْءَاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ
Meali: Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı.
26
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةًۭ لِّمَن يَخْشَىٰٓ
Meali: Doğrusu bunda Allah'tan korkan kimseye ders vardır.
27
ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ ۚ بَنَىٰهَا
Meali: Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
28
رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا
Meali: Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
29
وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا
Meali: Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.
30
وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ
Meali: Ardından yeri düzenlemiştir.
31
أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا
Meali: Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir.
32
وَٱلْجِبَالَ أَرْسَىٰهَا
Meali: Dağları yerleştirmiştir.
33
مَتَٰعًۭا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ
Meali: Bunları sizin ve hayvanlarınızın geçinmesi için yapmıştır.
34
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ
Meali: Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.
35
يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ
Meali: Güç yetirilemeyen en büyük baskın geldiği zaman, o gün, insan ne uğurda çalıştığını anlar.
36
وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ
Meali: Cehennem her bakanın göreceği şekilde gösterilir.
37
فَأَمَّا مَن طَغَىٰ
Meali: İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
38
وَءَاثَرَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
Meali: İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
39
فَإِنَّ ٱلْجَحِيمَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ
Meali: İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.
40
وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ
Meali: Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.
41
فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ
Meali: Ama kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.
42
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا
Meali: Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar.
43
فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ
Meali: Nerde senden onu anlatması?
44
إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ
Meali: Onun bilgisi Rabbine aittir.
45
إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا
Meali: Sen sadece kıyametten korkanı uyaransın.
46
كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا
Meali: Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış olduklarını sanırlar.