Fecr Suresi
سُورَةُ الفَجۡرِ
The Dawn •
Mekke İnişli
Sesli Dinle (Mishary Rashid Al-Afasy)
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
1
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلْفَجْرِ
Meali: Tanyerinin ağarmasına and olsun;
2
وَلَيَالٍ عَشْرٍۢ
Meali: Zilhicce ayının ilk on gecesine and olsun;
3
وَٱلشَّفْعِ وَٱلْوَتْرِ
Meali: Herşeyin çiftine de, tekine de and olsun;
4
وَٱلَّيْلِ إِذَا يَسْرِ
Meali: Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?
5
هَلْ فِى ذَٰلِكَ قَسَمٌۭ لِّذِى حِجْرٍ
Meali: Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi?
6
أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍ
Meali: Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
7
إِرَمَ ذَاتِ ٱلْعِمَادِ
Meali: Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
8
ٱلَّتِى لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِى ٱلْبِلَٰدِ
Meali: Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi?
9
وَثَمُودَ ٱلَّذِينَ جَابُوا۟ ٱلصَّخْرَ بِٱلْوَادِ
Meali: Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
10
وَفِرْعَوْنَ ذِى ٱلْأَوْتَادِ
Meali: Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
11
ٱلَّذِينَ طَغَوْا۟ فِى ٱلْبِلَٰدِ
Meali: Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
12
فَأَكْثَرُوا۟ فِيهَا ٱلْفَسَادَ
Meali: Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
13
فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ
Meali: Rabbin onları azap kırbacından geçirmiştir.
14
إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلْمِرْصَادِ
Meali: Doğrusu Rabbin hep gözetlemektedir.
15
فَأَمَّا ٱلْإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكْرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَكْرَمَنِ
Meali: Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: "Rabbim beni şerefli kıldı" der.
16
وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَهَٰنَنِ
Meali: Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: "Rabbim bana hor baktı" der.
17
كَلَّا ۖ بَل لَّا تُكْرِمُونَ ٱلْيَتِيمَ
Meali: Hayır; yetime karşı cömert davranmıyorsunuz.
18
وَلَا تَحَٰٓضُّونَ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
Meali: Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz.
19
وَتَأْكُلُونَ ٱلتُّرَاثَ أَكْلًۭا لَّمًّۭا
Meali: Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.
20
وَتُحِبُّونَ ٱلْمَالَ حُبًّۭا جَمًّۭا
Meali: Malı pek çok seviyorsunuz.
21
كَلَّآ إِذَا دُكَّتِ ٱلْأَرْضُ دَكًّۭا دَكًّۭا
Meali: Ama yer, çarpılıp paralandığı zaman;
22
وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلْمَلَكُ صَفًّۭا صَفًّۭا
Meali: Melekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince,
23
وَجِا۟ىٓءَ يَوْمَئِذٍۭ بِجَهَنَّمَ ۚ يَوْمَئِذٍۢ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ وَأَنَّىٰ لَهُ ٱلذِّكْرَىٰ
Meali: O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne?
24
يَقُولُ يَٰلَيْتَنِى قَدَّمْتُ لِحَيَاتِى
Meali: "Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım" der.
25
فَيَوْمَئِذٍۢ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٌۭ
Meali: O gün, hiç kimse, Allah'ın azabettiği gibi azabedemez.
26
وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٌۭ
Meali: Hiç kimse O'nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz.
27
يَٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفْسُ ٱلْمُطْمَئِنَّةُ
Meali: Ey huzur içinde olan can!
28
ٱرْجِعِىٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةًۭ مَّرْضِيَّةًۭ
Meali: O, senden, sen de O'ndan hoşnut olarak Rabbine dön!
29
فَٱدْخُلِى فِى عِبَٰدِى
Meali: Ey can! İyi kullarımın arasına gir.
30
وَٱدْخُلِى جَنَّتِى
Meali: Cennetime gir.