Rahmân Suresi
سُورَةُ الرَّحۡمَٰن
The Beneficent •
Medine İnişli
Sesli Dinle (Mishary Rashid Al-Afasy)
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
1
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ ٱلرَّحْمَٰنُ
Meali: Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti;
2
عَلَّمَ ٱلْقُرْءَانَ
Meali: Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti;
3
خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ
Meali: İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.
4
عَلَّمَهُ ٱلْبَيَانَ
Meali: İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.
5
ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍۢ
Meali: Güneş ve ayın hareketleri bir hesaba göredir.
6
وَٱلنَّجْمُ وَٱلشَّجَرُ يَسْجُدَانِ
Meali: Bitkiler ve ağaçlar O'nun buyruğuna boyun eğerler.
7
وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ
Meali: O, göğü yükseltmiştir; tartıyı koymuştur.
8
أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ
Meali: Artık tartıda tecavüz etmeyin.
9
وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ
Meali: Tartmayı doğru yapın, tartıyı eksik tutmayın.
10
وَٱلْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ
Meali: Allah, yeri yaratıkları için meydana getirmiştir.
11
فِيهَا فَٰكِهَةٌۭ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ
Meali: Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.
12
وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ
Meali: Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.
13
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Ey insanlar ve cinler! Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
14
خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍۢ كَٱلْفَخَّارِ
Meali: O, insanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yaratmıştır.
15
وَخَلَقَ ٱلْجَآنَّ مِن مَّارِجٍۢ مِّن نَّارٍۢ
Meali: Cinleri de yalın bir alevden yaratmıştır.
16
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken; Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
17
رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ
Meali: O, iki doğunun Rabbidir, iki batının Rabbidir.
18
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
19
مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ
Meali: Acı ve tatlı sulu iki denizi birbirine kavuşmamak üzere salıvermiştir.
20
بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌۭ لَّا يَبْغِيَانِ
Meali: Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşamazlar.
21
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
22
يَخْرُجُ مِنْهُمَا ٱللُّؤْلُؤُ وَٱلْمَرْجَانُ
Meali: Bu iki denizden de inci ve mercan çıkar.
23
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
24
وَلَهُ ٱلْجَوَارِ ٱلْمُنشَـَٔاتُ فِى ٱلْبَحْرِ كَٱلْأَعْلَٰمِ
Meali: Denizde yürüyen dağlar gibi gemiler O'nundur.
25
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
26
كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍۢ
Meali: Yeryüzünde bulunan her şey fanidir.
27
وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ
Meali: Ancak, yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bakidir.
28
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
29
يَسْـَٔلُهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍۢ
Meali: Göklerde ve yerde olan kimseler her şeyi O'ndan isterler; O her an kainata tasarruf etmektedir.
30
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
31
سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ
Meali: Ey insan ve cin toplulukları! Sizin de hesabınızı ele alacağız.
32
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
33
يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنِ ٱسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا۟ مِنْ أَقْطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ فَٱنفُذُوا۟ ۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَٰنٍۢ
Meali: Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa geçin! Ama Allah'ın verdiği bir güç olmaksızın geçemezsiniz ki!
34
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
35
يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌۭ مِّن نَّارٍۢ وَنُحَاسٌۭ فَلَا تَنتَصِرَانِ
Meali: Ey insanlar ve cinler! Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de kurtulamazsınız.
36
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
37
فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةًۭ كَٱلدِّهَانِ
Meali: Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur?
38
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
39
فَيَوْمَئِذٍۢ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌۭ وَلَا جَآنٌّۭ
Meali: O gün ne insana ve ne cine suçu sorulur.
40
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
41
يُعْرَفُ ٱلْمُجْرِمُونَ بِسِيمَٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِٱلنَّوَٰصِى وَٱلْأَقْدَامِ
Meali: Suçlular simalarından tanınırlar da, alın saçlarından ve ayaklarından yakalanırlar.
42
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
43
هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ
Meali: İşte suçluların yalanladıkları cehennem budur.
44
يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍۢ
Meali: Onlar, cehennem ateşiyle kaynar su arasında dolaşır dururlar.
45
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
46
وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ
Meali: Rabbine karşı durmaktan korkan kimseye iki cennet vardır.
47
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
48
ذَوَاتَآ أَفْنَانٍۢ
Meali: Bu iki cennet türlü ağaçlarla doludur.
49
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
50
فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ
Meali: Bu cennetlerden akan iki kaynak vardır.
51
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
52
فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةٍۢ زَوْجَانِ
Meali: Bu cennetlerde türlü meyveden çift çift vardır.
53
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
54
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍۢ ۚ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍۢ
Meali: Orada, örtüleri parlak atlastan yataklara yaslanırlar; iki cennetin meyvelerini de kolayca toplarlar.
55
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
56
فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌۭ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّۭ
Meali: Orada, bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, daha önce ne insan ve ne de cinlerin dokunmuş olduğu eşler vardır.
57
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
58
كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ
Meali: Onlar yakut ve mercan gibidirler.
59
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
60
هَلْ جَزَآءُ ٱلْإِحْسَٰنِ إِلَّا ٱلْإِحْسَٰنُ
Meali: İyiliğin karşılığı ancak iyilik değil midir?
61
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
62
وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ
Meali: Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır.
63
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
64
مُدْهَآمَّتَانِ
Meali: Renkleri koyu yeşildir.
65
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
66
فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ
Meali: İkisinde de durmadan fışkıran iki kaynak vardır.
67
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
68
فِيهِمَا فَٰكِهَةٌۭ وَنَخْلٌۭ وَرُمَّانٌۭ
Meali: İkisinde de türlü türlü meyveler, hurmalıklar ve nar ağaçları vardır.
69
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
70
فِيهِنَّ خَيْرَٰتٌ حِسَانٌۭ
Meali: Oralarda iyi huylu güzel kadınlar vardır.
71
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
72
حُورٌۭ مَّقْصُورَٰتٌۭ فِى ٱلْخِيَامِ
Meali: Çadırlar içinde ceylan gözlüler vardır.
73
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
74
لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌۭ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّۭ
Meali: Onlara daha önce insan da, cin de dokunmamıştır.
75
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
76
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍۢ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍۢ
Meali: Cennetlikler orada yeşil yastıklara ve harikulade işlemeli döşeklere yaslanırlar.
77
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
Meali: Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
78
تَبَٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ
Meali: Büyük ve pek cömert olan Rabbinin adı ne yücedir!